Bugün bir delilik yaptım. Uzun zamandır aklımda olan şeye doğru bir adım attım. Atmaz olaydım. Hani sonuç kötü değil ama problem bende. İnsan aylardır istediği şeye bir adım kala tüm arzusunu yitirir mi ya?

Elbette yitirir. Bakınız şekil 1-a… Ben…

İstediklerimi tam alacakken bu nasıl bir vazgeçiştir… Yoksa ben sadece süreçleri mi seviyorum? Arzularıma giden yollarda harcadığım zaman mı cezbediyor beni?

Galiba öyle. Emin değilim yinede.

Neyseki bir süredir ayrı kaldığım biricik kuzum dönüş yolunda. Geldi gelecek.

Az önce de keyfimi yerine getireceğini umut ederek açtığım How i met your mother sayesinde tek başıma da olsa kahkahalar atmaktayım. Yinede şu Ted’e uyuz olmaya başlıyorum. Çünkü fena halde kendisine benzemeye başladığımı farkettim.Aynı melül bakışlar, aynı pembe hayaller…Bir yerlere gizlenmiş rüyalarımın kızına denk gelene dek kabuslara tutulmakla meşgulüm.

 - Ayakkabı sana da olmadı, sırada ki lütfen.

- Hadi ordan sen giydirmeyi bilmiyorsun.