Yok sayılan huylar sürükler bolluğu eksikliğe. Derken eksiklik zamanla yerini yokluğa bırakırken şaşkın şaşkın büzülmüş dudakların mırıldanmaya yeltendiği tek sözcük “sen” olur. Öyle bir “sen” çıkar ki içinden, en kalın kitaplarla dolu devasa kütüphanelerin bile anlamını bulmaya yetersiz kalışı olan biten her şeyin üstüne tatlı bir hicivdir sanki.

Benzersiz koşulların yarattığı etkiyi normal koşullar altında vereceğin tepkiyle bertaraf etmeyi arzularken aslında elinden gelenin sadece dalgalarını onun istediği gibi savurmaktan fazlası değildir.

Üstünden teğet geçen görünmez boşluğun dehşet verici gücüne hayranlık duymak zorundasın! Onun önünde eğilmeli, emirlerine itaat etmelisin. Sana yapacağı saygısızlığı gücün doruklarında gezmişliğine verip senin için biçtiği role sadakat göstermelisin.

Göğe yükselmek isteyen bedenini yer çekimine bırakmalı, ışık hızında kaçma isteğine set çekmeli, dağları yerinden oynatmak istercesine uzattığın ellerinin bir kaç çakıl taşıyla idare etmesini sağlamalısın.

Hayal gücün sana aydınlık olmak istedikçe yanan tüm ampüllerini tek tek patlatmalısın.

Sen, varlığı yoklukla anlamalısın!

Çünkü bilmiyorsun belki ama yetinmeyi beceremediğin her şey bir başkasının hayallerinin en yitik köşesinde umutsuzca filizlenmekte. Senin bedenin göğe yükselme derdine düşmüşken, o diplerde demir atmış varlığının üzerinde binlerce ton baskının biraz olsun azalmasıyla dahi gülücüklerine kavuşacaktır.

Sen ışık hızında kaçmak isterken, o sahip bile olmadığı bacaklarına tekrar kavuşabilmeyi düşler; tekrar atabileceği adımları bir kaplumbağa hızında olmayacak olsa dahi…

Sen dağların telaşında çakılları avuçlarken o karanlık ve derin bir ocakta senin hayallerinin boşluğunu ispat etmektedir. Dağları yerinden kaldırmak aslında hiç de sandığın kadar eğlenceli değildir çünkü…

Sen daha fazla aydınlık isterken o milyonlarca kilometreyi bir kaç santimi bulmayan parmak uçlarıyla keşfetmek zorundadır…

Kaybettiklerine üzülme… Çünkü geçmişte de olsa pek çoğunun sahip olmadığı o şeye sen sahiptin!

Asla erişemeyeceğin hayallerin için yok yere yerinme…  Çünkü Daughtry – Home’da söylediği gibi bir gün onlara sahip olabilirsin… Ve sahip olduğun şeyin aslında istediğin olmadığını anladığında yaşayacağın hayal kırıklığını tarif etmek için bir yazarın kalemine, bir ressamın fırçasına ihtiyaç duyabilirsin…

“Be careful what you wish for

Because you just might get it all”